SİVRİ KÖŞELER

21 Aralık 2011 tarihinde tarafından yazıldı. | genel

Ara
21

Ev kazaları çocuklarımızın en sık karşılaştığı durumlardandır. Özellikle yürümeye yeni başlamış çocuklar oturmak bilmez ve sürekli etrafta dolanıp daha önce deneyimlemeye fırsat bulamadıkları ve evde ilgilerini çeken kısımlara doğru yönelirler. Bu yönelmelerin çoğu eğer dikkat edilmezse bazen ufak bazen de ciddi kazalarla sonuçlanabilir.

Bu tarz kazalara mahal vermemek için öncelikle sivri köşeli mobilyalardan çok oval şekilli olanlar tercih etmeli ya da sivri ve tehlikeli olarak görünen kısımları yumuşak süngerimsi tabakalarla örtmek gerekir. Mobilyalarımızın çoğu bebeklerimizle aynı boyda olduğu için en ufak bir ayak takılması sonucu oluşan denge kayıpları can yakan tecrübelere sebebiyet verebilir. (Yazının Devamı…)

  

Yorum Yok »

ÇOCUĞUMU KISITLAMALI MIYIM?

19 Aralık 2011 tarihinde tarafından yazıldı. | genel

Ara
19

Anne ve babalar olarak çocuklarımıza karşı oldukça korumacı davranırız. Evlat sahibi olduktan sonra bu durum bir içgüdü haline gelir ve istemsiz bir şekilde sürekli onların etrafında olmak ve her adımlarını takip etmek isteriz. Hepimiz yeri geldiğinde çocuğun bazen serbest bırakılması gerektiğini ve düşe kalka öğreneceğini savunuruz ancak kaçımız bunu gerçekten uyguluyoruz ki? Kontrolü her daim elinde bulundurmak isteyen biz anne babalar ufak bir detayı gözden kaçırıyoruz. Aslında şu anda ufak görünen bu detay büyüdüğünde bebeğimizin hayatında kocaman bir iz bırakabilir.Çocuğumuzu kısıtlarken yanlış bir şey mi yapıyoruz? Onu kısıtlamadan nasıl kontrol edebiliriz? Kısıtlamak yerine kontrol etmek demeyi tercih ederiz birçoğumuz, evet. (Yazının Devamı…)

  

Yorum Yok »

BOYAMAK GÜZELDİR :)

16 Aralık 2011 tarihinde tarafından yazıldı. | genel

Ara
16

Pastel, keçeli, suluboya veya renkli boya kalemleri ve bir de boyama kitabı… Çocuklarınızla yaratıcı ve keyifli bir vakit geçirmek için sadece bunların bile yeterli olduğunu biliyor muydunuz? Hatta bazen boyama kitabına bile ihtiyaç duymaz; evin duvarlarını, tahta parçalarını ya da kullanmadığınız kumaş parçalarını bile bu eğlenceye alet edebilirsiniz. İz kalır, her yer mahvolur diye de çekinmenize de gerek yok üstelik. Silindiği anda çıkan yeni nesil boylarla eğlencenizi sınırlamamış olursunuz.

Renklerin, çocukların psikolojik gelişimlerinde ne kadar önemli bir rol oynadığından bahsetmiştik. Bu yüzdendir ki, resim yapmak ya da bir şeyleri boyamak, çocuğunuzun yaratıcılığını körüklemek ve geliştirmek anlamına gelir. Çok kolay edinebileceğiniz boyalarla eğlenceli yolculuklara çıkmak, farklı ve renkli dünyalar yaratmak hem çocuğunuza hem de size oldukça kaliteli zaman geçirtecektir. Evde bol bol vakit geçirdiğimiz şu soğuk günler sizce de boya alıp etrafı biraz renklendirmenin ve çocuğunuzla eğlenmenin tam da zamanı değil mi?

  
  

  

Yorum Yok »

HEDİYE LİSTENİZ HAZIR MI?

15 Aralık 2011 tarihinde tarafından yazıldı. | genel

Ara
15


Yeni yıla girmemize çok az bir zaman kaldı. Bu özel geceyi ailemizle beraber eğlenerek ve birbirimize hediyeler vererek geçirmek hepimizin en büyük isteği. Onun için size ufak bir tavsiyemiz olacak: Hediye Listesi (Wishlist ya da Dilek Listesi)…  Eğer ailenizde zaten özel günlerde birbirinize hediye vermek gibi bir alışkanlığınız varsa bundan az çok haberdarsınızdır. Ama daha önce hiç böyle bir şey yapmamışsanız, neden bu sene başlamayasınız ki? Çocuğunuza, eşinize ya da diğer sevdiklerinize bu sene hediye vererek onları ne kadar önemsediğinizi gösterebilirsiniz. Bunu yapmak elbette o kadar kolay bir iş değil. İşte tam da burada hediye listesine ihtiyaç duyuyorsunuz. (Yazının Devamı…)

  

Yorum Yok »

Yazar bir unnado annesi anlatıyor; Cinsel Eğitim & Çocukluktan Ergenliğe

13 Aralık 2011 tarihinde tarafından yazıldı. | genel

Ara
13

Hem bilinçli bir unnado annesi hem de yazar olan Duygu Çatalaş Çalışır’ın kaleminden çocuklarımızın geleceklerini yakından ilgilendiren konuları barındıran yeni kitabı hakkında yazdığı yazıyı sizlerle paylaşıyoruz:

“Çoğumuz büyüme serüvenimiz içinde filmlerdeki öpüşme sahnelerinde anne babalarımızın ve aile büyüklerinin boğaz temizleme seslerine, “cık cık, ayıp” sözlerine tanık olduk. Cinselliğin neredeyse hiç konuşulmadığı, annelerin kız çocuklarına adet dönemiyle ilgili kısa ve korkutucu açıklamalar yaptığı, evlenmeden önce “kadının kocasına karşı kadınlık görevlerinin” neler olduğuna dair yetersiz ve ürkütücü açıklamaların yapıldığı aile ortamlarında büyüdük. (Yazının Devamı…)

  

Yorum Yok »

Çalışan bir anne anlatıyor; “Abuf” olmak!

12 Aralık 2011 tarihinde tarafından yazıldı. | genel

Ara
12

Sene 2007, ben rahatsızlandım. Doktor kontrolünde adamcağız dedi ki; “Kızım, çocuk yapman lazım artık. Bu sıkıntıların hepsi kendiliğinden geçer”. İki hafta kendime gelemedim. Hazır değildim, o vardı, bu vardı, şuraya gidecektim, bilmem neyi görecektim…

Erteledim durdum. Korktum. 2009′un sonunda Güneş’i aldım kucağıma. Özetle şudur; bizim bu konuda hiçbir fikrimiz yokmuş! Aynı anda hem dayak yiyip hem de sevgiye boğulmak neymiş onu gördük.İlk aylar hepimiz için çok zor geçti. Birer saat uykuyla dayandık uzun süre. Sonra uzunca bir süre düzen kuramadım diye çok üzüldüğümü hatırlıyorum. Çok hızlı oluyordu her şey ve ben yetişemiyordum.

Artık yeni hayatımıza alıştığımız ve Güneş büyüdüğü için sanırım, her şey biraz daha yolunda. Annelik çok keyifli ama tek sıkıntı çalıştığım için oğlumla her zaman keyifli ve kaliteli vakit geçirememem. (Yazının Devamı…)

  

Yorum Yok »

HAYVAN SEVGİSİ

08 Aralık 2011 tarihinde tarafından yazıldı. | genel

Ara
08

Hayvanlar biz insanların en yakın dostlarıdır. Doğa sevgisi kadar hayvan sevgisini de çocuklarımıza aşılamak bizim için oldukça önemlidir. Bu gezegende yalnız yaşamadığımızı, milyonlarca farklı cinsten hayvanla aynı çevreyi paylaştığımızı çocuklarımızın bilmesi gerekir. Onların da birer canlı olduğunu ve en az bizim kadar yaşamayı ve hayatta kalmayı hak ettiklerini çocuklarımıza öğretmek biz anne babaların en önemli görevlerinden biridir.

Bu sevgiyi aşılamanın en kolay yolu evlerimizde evcil hayvan beslemektir. Evde bir hayvanla beraber yaşayan ve büyüyen çocuk onunla arasında inanılmaz güçlü bir bağ kurar ve sadece kendi hayvanı değil, dışarıda yaşayan tüm hayvanlar için bir sevgi, saygı ve sorumluluk duygusu geliştirir.

Evlerimizde bize arkadaşlık eden en yaygın türler bilindiği gibi kediler, köpekler, balıklar ya da kuşlardır. Çocuğunuz çok fazla büyümeden alacağınız bir kedi veya köpeğin onunla ne kadar samimi ve korumacı bir ilişki geliştireceğini gözlemlerken oldukça eğlenecek ve mutlu olacaksınız. Başka bir önemli ayrıntı daha, bırakın evcil hayvanınızın adını çocuğunuz ona koysun. Böylece sahiplenme duygusu ve aradaki sevgi daha da büyüyüp güçlenecektir. Sadece sevgi ve saygı geliştirmek değil, hayvanla beraber büyüyen bir çocuk hayvanların sebep olabileceği birçok hastalığa karşı da bir bağışıklık geliştirir ve bünyesi güçlenir. (Yazının Devamı…)

  

Yorum Yok »

Çocuk kitaba uymaz, kitap çocuğa uyar!

07 Aralık 2011 tarihinde tarafından yazıldı. | genel

Ara
07

Kocaman yaşlı bir ağacın altındayım, üstümde öğle güneşi. Nemli saçlarla denize bakan bir masaya konuşlanmış, tuz ve huzur içinde Alternatif Anne’nin Faber-Mazlish Semineri’nin notlarını okumaktayım. Çocuklu hayatın kalitesini yükseltmek isteyen tüm ebeveynlerin gitmesini isteyeceğim türden bir seminer bu. Kuş ve cırcırböceği sesleriyle birlikte ister istemez etrafımdaki ebeveyn-çocuk diyaloglarını da analitik bir kulakla dinlemekteyim:

“Sarp! Kolluklarını giymeden denize girme!” (Sarp annesine sesi fazla yüksek çıkmış bir TV gibi bakıp denizde takılmaya devam ediyor.)

“Oğlum lütfen, beni kırma, bir lokma ye şundan?” (Oğlu bir lokma daha yemiyor, annesi ısrara devam…)

“Ne yapıyorsun? Arabaya taş atılır mı? Kızacaklar!” (Oğlan taşı bu kez arabanın hemen yanına atmaya başlıyor.) (Yazının Devamı…)

  

Yorum Yok »

Ezgi Hanım Anlatıyor: “Kızım tuvaletini söylemiyordu.”

06 Aralık 2011 tarihinde tarafından yazıldı. | genel

Ara
06


Merhaba,

Kızıma tuvalet eğitimini 2,5 yaşında vermeye başladım. Hem bu sürecin yaza gelmesini hem de bizzat benim kontrolümde olmasını istedim. Kızım 2,5 yaşına gelene kadar özel sektörde çok yoğun bir iş temposu ile çalışıyordum. Çalıştığım dönemin büyük kısmında annem, geri kalan kısmında ise kızımızla bakıcımız ilgilendi. Tuvalet eğitiminin hassas bir süreç  olması sebebi ile bakıcı ile atlatmak veya zaten üzerine fazlaca yük bıraktığımız anneannemize bir de bu sorumluluğu yüklemek istemedim. Hem kızımla daha fazla ilgilenmek hem de hayallerimin peşinden koşmak için kendi işimi kurmak üzere istifa ettim. Normal hayata adapte olmaya çalışırken bir yandan da çocuk büyütmenin ne demek olduğunu öğrenmeye, kızımı tanımaya ve onunla gerçek anlamda vakit geçirmeye başladım. Beraber yemek düzenini, uyku düzenini ve artık geciktiğimi düşündüğüm için üzerimde büyük bir baskı oluşturan tuvalet eğitimini kısa sürede oldukça iyi bir şekilde rayına oturttuk. Kızım Defne, beraber geçirdiğimiz üç ay sonunda zamanı geldiği için haftanın üç günü okula gitmeye başladı, ben de ortağım ile birlikte ufak ufak işlerimle ilgilenmeye. (Yazının Devamı…)

  

Yorum Yok »

ÇİZGİLİ DÜNYALAR

05 Aralık 2011 tarihinde tarafından yazıldı. | genel

Ara
05

Biraz da çocukların televizyonda izlemekten en çok keyif aldıkları programlar olan çizgi filmlerden bahsedelim dedik . Sevimli karakterleri, rengarenk dünyaları ve eğlenceli maceralarıyla çocukların favorisi olan çizgi filmler her gün dünyada milyonlarca miniği ekran başına kilitliyor. Büyümüş de küçülmüş çocuklardan, konuşan ve dans eden hayvanlar ve süper kahramanlara kadar birçok farklı şirin, eğlenceli ve cesur karakterlerin kimi zaman maceracı, kimi zaman sevgi dolu hikayelerini sıkılmadan hepimiz izledik ve şimdi de çocuklarımız izliyor. Peki, son dönemin en popüler çizgi filmlerinin neler olduğunu öğrenmek ister misiniz?

Her bölümünde hayata ve çocukluğa dair yeni bir şey keşfeden şirin Caillou, sekiz yaşında olmanın “çok zor” olduğunu savunan duygusal Cedric, dört tane iyi, güzel ve maceracı perinin hikayesini anlatan Winx Club ve su altı dünyasının en geçirgen, naif ve sevimli canlısı Sünger Bob Kare Şort son dönemin en beğenilen çizgi filmleri arasında yer alıyor.

Şirinler, Tom ve Jerry, Temel Reis, Pokemon, Winnie the Pooh, Taş Devri ve Mickey Mouse gibi klasikleşmiş ve bizleri büyüten çizgi filmler ise hala çocuklarımızın en sevdikleri ve vazgeçemedikleri arkadaşları olmaya devam ediyor. (Yazının Devamı…)

  

Yorum Yok »